|
| Dost ( Mevlana ) Dost ( Mevlana ) isimli konu Güzel Kelebek Dost ( Mevlana ) Güzelkelebekler DOST Genç adamın biri, Dermiş babasına her gün; 'Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi' Baba, itiraz eder, Olmaz öyle çok dost, hakikisi Belki bir, belki iki, Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki  Devam eder durur konuşma  Aralarında başlar bir tartışma, Karar verirler bir sınava, Dostun hakikisini anlamaya  Bir akşam bir koyun keserler, Ve koyarlar çuvala Baba der ki oğluna, 'Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna' Çuvaldan kanlar damlamakta, Sanki öldürmüşler de bir adamı, Koymuşlar çuvala, Dıştan böyle sanılmakta Delikanlı sırtlar çuvalı, Gider en iyi bildiği dostuna, O dost, bakar ki bir çuvala hem de kanlı, Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına, Almaz içeri arkadaşını, Böylece tek tek dolaşır delikanlı, Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır evlat geriye döner Ama içten yıkılır  Babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana Baba 'hayır Evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar  Gider, baba dostuna Kabul görür, sevinir O dost, delikanlıyı alır hemen içeri Geçerler arka bahçeye Bir çukur kazarlar birlikte, Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye, Üzerine de serpiştirirler toprak Belli olmasın diye dikerler sarımsak  genç adam gelir babasına; 'Baba, işte dost buymuş' diye konuşunca, Babası; 'daha erken, o belli olmaz daha Sen yarın git O'na, çıkart bir kavga, Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, işte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi Sonra gel olanları anlat bana  ' Genç adam, aynen yapar babasının dediğini, Maksadı anlamaktır dostun hakikisini, babasının dostuna istemeden basar iki tokadı! Der ki tokadı yiyen DOST; 'Git de söyle babana, biz satmayız Sarımsak tarlasını böyle iki tokada' !!!! Dost dediğin; Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli  Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı  Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı  Fanatik olmalı; Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli, Ve ağladığında, seninle ağlamalı  Ama hepsinden daha çok; Dost matematiksel olmali; Sevinci çarpmalı  Üzüntüyü bölmeli  Geçmişi çıkarmalı  Yarını toplamalı  Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı  Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı  İŞİ BİTİNCE SENİ BİR TARAFA ATMAMALI!  Mevlana Bir zamanlar köyün birinde çok güzel bir kız varmış köyün en yakışıklı ve zengin gençleri bu kızı istemeye gelirmiş fakat kız hiç birini kabul etmezmiş aradan bir hayli zaman geçip köyüne dönen gencin biri o güzel kızı merak edip evinin önüne gidip kiminle evlendiğini öğrenmek istemiş ve evden çıkanları gözetlemeye başlamış derken evden kel ve pekte güzel olmayan bir erkek çıkar adam merak eder ve kızın yanına gider kıza kendini tanıtır ve neden daha güzel ve iyi teklifleri kabul etmedin ve bu adamla evlendin diye sorar kız da adamı bahçeye götürür ve şöyle der bak şimdi buradan kapının çıkışına kadar en güzel gülü seçmelisin fakat arkana bakmamak şartıyla adam bahçede yol alıp en güzel çiçeği seçmek için kapının çıkışına doğru gitmeye başlamış fakat hangi güle elini atsa biraz ilerisinde çok daha güze bir gül olduğu için bir türlü bir gül koparamamış en sonunda kapının sonuna gelince geri dönemeyeceği için çıkıştaki boynu bükük ve solmuş bir gülü koparır ve kıza verir kız da şimdi anladın mı der … |