Güzel Kelebek

Kelebek

Kelebeklerin Buluşma Mekanı

Geri git   Güzel Kelebek > (¯`·.(¯`·.Kültür & Edebiyat & Sanat .·´¯).·´¯) > Türk ve İslam Tarihi > Osmanlı Tarihi

Bize Ulaşın İletiler Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Yeni Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Murat Han II ile ilgili Benzer Konular
27 Kez Görüntülendi

Sultan Üçüncü Murat Han (Murat Han III) Hazırlayan: Oğuzhan Tan
Murat Han I (Hüdavendigar)
Dil Filetosu Prens Murat
Murat Mermer - Mahkum
Murat Mermer ile Mahkum

ÇELEBİ SULTAN I. MEHMET ve FETRET DEVRİ | Fatih Sultan Mehmet
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 15-08-2008   #1
 
Standart Murat Han II

Murat Han II isimli konu Güzel Kelebek Murat Han II Güzelkelebekler


Murat Han II
Hazırlayan: Oğuzhan Tan
Altıncı Osmanlı sultanı Babası Çelebi Sultan Mehmed, annesi Dulkadır ailesinden Emine Hatun olup, 1404’te Amasya’da doğdu Çocukluğu Amasya, Bursa ve Edirne’de geçti Küçüklüğünden itibaren devrin büyük alimlerinden okuyarak yetişti 1415’te on iki yaşındayken idari ve askeri bilgileri öğrenip, tecrübe sahibi olması için, lalası Yörgüç Paşanın yanında Amasya Valiliğine tayin edildi
Şehzade Murad, ilk vazife yeri Amasya’dayken, 1416’da asi Börklüce Mustafa isyanını bastırdı 1421’de Anadolu Beylerbeyi Hamza Bey ile İsfendiyaroğulları'ndan Samsun’u aldı Babasının vefatıyla 25 Haziran 1421’de Bursa’da tahta çıktı
Sultan İkinci Murad Han, 1422’de Osmanlı Devleti için büyük tehlike arz eden Bizans’ın entrikalarına son vermek ve hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem tarafından vaad edilen manevi müjdelere kavuşmak için İstanbul’u kuşattı Bunun üzerine Bizans İmparatoru, Anadolu Beyliklerini, Osmanlı Devleti aleyhine kışkırttı Sultan İkinci Murad Hanın kardeşi Küçük Mustafa, isyan ederek Karaman ve Germiyan beylik kuvvetleriyle Bursa’yı kuşatınca, İstanbul’da kafi miktarda kuvvet bırakıp, Edirne’ye gitti Edirne’den Bursa’ya geçti Küçük Mustafa yakalanıp, cezalandırıldı Karaman, Eflak beyleri ve Venedikliler ile antlaşma yapıldı Candarlı İsfendiyar Bey itaat altına alındı İstanbul kuşatmasını hızlandıran Murad Han, İmparatorun şehri Venedik hakimiyetine teslim edebileceği ihtimaliyle 22 Şubat 1424’te Bizanslılarla antlaşma yaptı Bu antlaşma ile, Ege ve Karadeniz kıyılarını Osmanlılara terk eden Bizanslılar, yıllık otuz bin düka altın haraç vermeyi kabul ettiler Anadolu’da İzmir, Menteşe ve Teke beylikleri, Osmanlı hakimiyetine geçti Germiyan Beyliği, Osmanlı Devletine katıldı 1425’te Selanik’i ele geçiren Venedikliler, Osmanlılara karşı Macarlar ile ittifak kurdular 1426’da Batı Anadolu’dan hareket eden Türk denizcileri, Venediklilere ait Eğriboz, Modon ve Koron’a sefer yaptılar Osmanlı-Venedik Harbi 1425-1430 yılları arasında devam etti Venediklilerin batı ve doğu devletleriyle ittifak kurmasına rağmen, Sultan İkinci Murad Han, Şubat 1430’da Selanik’i fethetti Venedik donanması, Gelibolu’da Türk donanmasına taarruz ettiyse de müthiş bir bozguna uğradı Temmuz 1430’da, Osmanlı-Venedik Harbine son veren Lapseki Antlaşması imzalandı Selanik Osmanlılarda kaldı Venedikliler yıllık vergiye bağlandı
İtalyanların hakimiyetindeki Yanya’da, ahali, despot kavgalarından bıkmıştı Yanyalılar, Selanik’te bulunan Osmanlı Sultanı İkinci Murad Hana müracaat edip, Türk adaletine sığınarak hürriyet istediler Rumeli Beylerbeyi Sinan Paşa, ahalinin hürriyetine dair Sultan Murad Hanın fermanını getirince, şehrin anahtarı Osmanlılara teslim edildi Böylece 1431’de Yanya ve çevresi de Osmanlı hakimiyetine girmiş oldu
Balkanlarda ahalinin Osmanlı adaletini, kendi ırk, din, dil ve kültüründen olan idareye tercihi, başta Papalık olmak üzere Hıristiyan kral, despot ve prenslerini telaşa düşürdü Balkan milletlerinin Osmanlı idaresini tercih etmelerinin önüne geçmek için, içeride ahaliye zulüm, dışarıda da diğer devletlerle ittifak kurdular Türk'ü Türk'e düşürmek için, hakimiyet mücadelesindeki Anadolu beyliklerini Osmanlılar üzerine saldırtırken, Papanın da teşvikiyle büyük bir Haçlı ordusu kurmak için hazırlıklara başladılar
1435’te Karamanoğlu İbrahim Bey yola getirildikten sonra, İkinci Murad Han, Rumeli’ye geçti Akıncı Beyi Ali Bey’e Macaristan’ı vurma emri verildi 1437’de Ali Bey’in kırk beş gün süren Macaristan akınında, Demirkapı geçilerek Erdel’e girildi Akıncılar Macar şehirlerinin askeri mevkilerini tahrip edip, yetmiş bin esir alarak, pek çok ganimetle döndüler Osmanlılara karşı düşmanca tavır alan Sırp Kralı Brankoviç’ten, 1439’da ülkesinin başşehri Semendire’nin anahtarı istendi Brankoviç, Osmanlı teklifini kabul etmediği gibi ayrıca ordu hazırlattı Osmanlıların taarruz harekatını haber alan Brankoviç, Semendire’nin müdafaasını oğluna bırakıp, Macar Kralına sığındı Üç ay kuşatmadan sonra Semendire kalesi 27 Ağustos 1439’da fethedildi Almanya İmparatoru ve Macaristan Kralı İkinci Albert, Semendire’yi kurtarmak için sefere çıktı Macaristan Seferi kumandanlarından İshak Bey ve Osman Çelebi kumandasındaki Osmanlı ordusuyla karşılaşan İkinci Albert, muharebe başlamadan ordusuyla kaçmaya başladı Macar ordusunun müthiş bir bozgun havasıyla kaçışı, İkinci Albert’i de korkuttu Albert, bu telaş içinde canını zor kurtardı Bu seferden ürken Bosna Kralı Tvartko yıllık yirmi bin duka altın vergisini, yirmi beş bin duka altına çıkardı 1441’de Belgrad Kuşatmasının neticesiz kalışı, Avrupalıları ümitlendirip, yeni bir ittifaka heveslenmelerine sebep oldu Macarların milli kahramanı Hunyadi Yanoş’un, Bosna’ya girişi, Balkan hükümdarlarının ve Anadolu beyliklerinin Osmanlılara karşı birleşmesine yol açtı Bu sırada İkinci Murad Hanın, Karamanoğulları meselesiyle meşgul olmasından istifade eden Haçlı ordusu, 1443’te Tuna’yı aşarak Sofya ve Niş’i aldı 1444’te Yalvaç Muharebesinde, iki taraf da kesin bir üstünlük kuramadı Haçlılar, geri çekildiler Neticede, 12 Temmuz 1444’te Macarlarla on yıl süreli Segedin Sulh Antlaşması imzalandı
Sultan İkinci Murad Han, Segedin Antlaşmasından sonra; Hacı Bayram-ı Veli’nin İstanbul’u fethedeceğini işaret buyurduğu oğlu Mehmed (Fatih) lehine; “Sağlığımda oğlumun padişahlığını göreyim” diyerek saltanattan çekildi Osmanlı tahtına on iki yaşındaki İkinci Mehmed Hanın geçirilmesi on yıllık Segedin Sulh Antlaşmasına rağmen, başta Papalık ve Macarlar olmak üzere Avrupa devletlerini ümitlendirdi Osmanlılara karşı birleşerek hazırlıklarını süratle tamamladılar Hunyadi Yanoş, Segedin Antlaşmasını bozarak, yanında Papalık kuvvetleri de olduğu halde, büyük bir Haçlı ordusuyla hareket etti On iki yaşındaki Sultan Mehmed Han, ömrünün yirmi sekiz yılını muharebe meydanlarında geçiren babası İkinci Murad Hanı, yaşından umulmayacak ifadelerin bulunduğu tarihi davet mektubu ile, tahta geçmeye çağırdı İkinci Murad Han, Manisa’dan Edirne’ye geldi Murad Hanın kumandayı ele almasından sonra, tecrübe, dirayet ve askerlerin içten bağlılığının da verdiği kuvvetle, Varna’da Haçlılara karşı Türk tarihinin en muhteşem zaferlerinden biri daha kazanıldı (Bkz Varna Muharebesi)
Tekrar tahta çıkan Murad Han, ilk seferini Bizans İmparatorunun kardeşi, Mora despotu Konstantin’in tecavüzkarane faaliyeti üzerine yaptı Despot Konstantin’den, Mora’da tecavüzleri durdurması ve işgal ettiği araziden çekilmesi istendiyse de reddedildi Elde edilen bilgiler neticesinde Turahan Bey kumandasında öncü akıncı kuvvetleri gönderildi Sultan Murad kumandasındaki asıl Osmanlı ordusu, 1446’da Korent ve Balyabadra’yı zaptetti 1447’de Arnavutluk isyanı bastırıldı
Macarların milli kahramanı Hunyadi Yanoş, Varna Muharebesi mağlubiyetinin lekesini silmek için Macarlardan başka Eflak, Bohemya ve Almanya’dan kuvvet toplamıştı Asi Arnavutluk Beyi dönme İskender ile de ittifak kuran Hunyadi Yanoş, kendisiyle beraber olmayan Sırbistan’ı işgal edip, Tuna’yı geçti Osmanlı Sultanı Murad Han, Haçlı ittifakına karşı lüzumlu hazırlıkları tamamlayıp, Anadolu Beyliklerinden de yardımcı kuvvetler aldı Kosova’da düşmana karşı cephe alan Murad Han, Türk-İslam an'anesince, Muharebeden önce antlaşma teklif ettiyse de Haçlılar kabul etmedi 17 Ekim 1448’de başlayan ve üç gün devam eden meydan muharebesi, Haçlıların bozgunu ile neticelendi (Bkz Kosova Meydan Muharebesi) Hunyadi Yanoş, canını güçlükle kurtarabildi Murad Han, 1450’de Arnavutluk Seferine çıktıysa da tamamlayamadı 3 Şubat 1451 tarihinde vefat etti Vasiyetnamesini tanzim edip vezirlere şahitlik ettirdi Bursa’ya defnedildi Türbesi, Bursa’da Muradiye mahallesinde yaptırmış olduğu cami yanındadır
Sultan Murad, büyük bir sarsıntıdan yeni çıkmış olan devletin hükümdarı olduğu zaman, çok gençti Anadolu’da Timur Han'la yeniden ortaya çıkan Türk Beyliklerinin; Rumeli’de ise devletin zaafından istifade etmek için fırsat gözleyen Balkan ve Avrupa devletlerinin korkunç ihtiraslarıyla karşı karşıya idi Bizans, devletin başına her gün yeni bir gaile, bir iç buhran açmak için sinsi sinsi çalışıyordu Böyle buhranlı bir devirde devlet idaresini eline alan Sultan Murad Han, hayatı boyunca, Anadolu’da Türk birliğinin kökleşmesi için çalıştı Rumeli’de tabii hudutlar içinde yaşamayı tercih etmesine rağmen, memleket menfaati icab ettirdiği vakit asla vazifeden kaçmayacak ve hayatını bu uğurda fedadan çekinmeyecek kadar cesur, metin, iradeli, azimkar idi İç ve dış gailelerle geçen hükümdarlık hayatı sonunda, sadece siyasi ve askeri bakımdan değil, medeniyet bakımından da yeni çağı açacak olan oğlu Sultan Mehmed’e, mamur ve her türlü ilmi gelişmeye hazır bir ülke bıraktı
Murad Han, ince ruhlu, hassas, lütufkar, adil, merhametli olup sözüne sadık, cesur ve tedbir sahibi, kumanda kabiliyeti yüksek bir devlet adamıydı On iki yaşında şehzade iken başlayan muharebe hayatı, vefatına kadar devam etti
İlmi sohbetleri sever, alimleri himaye eder ve onların ihtiyaçlarını karşılardı Haftanın iki gününü ilim meclisinde sohbetle geçirirdi Kendisinin de ilmi ve ibadeti çok; zühd, vera ve takvası pek fazlaydı Oğlunu ve kızlarını evlendirdikten sonra, bir gün veziri Çandarlı İbrahim Paşaya dönmüş; “Koca Çandarlı! Bu dünyada arzulanan nedir ki? Oğul evermek, kız çıkarmak Bunları Allahü tealanın izniyle yerine getirdik Geriye iman ile gitmek kaldı” demişti

 

Hayrunnisa is offline  
Sponsored Links
İstediğini Bulamadıysanız Üye Olmadan
BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
Alt 15-08-2008   #2
 
Standart --->: Murat Han II



Hemen bütün ömrünü gaza meydanlarında geçirdiği halde, imar işlerine ehemmiyet verip çok eser bıraktığı için Ebü’l-Hayrat diye anıldı Bursa, Edirne ve başka şehirlerde, yoksullar için imaret ve ulema için medrese yaptırdı Edirne’de darülhadis ve buna gelir olarak Tahtakale Hamamı, Alacahamam ve Üç Şerefli Camiini yaptırıp, bunları bir çok vakıflarla destekledi Bursa’da Muradiye semtinde cami, medrese ve imaret yaptırdı Edirne’de Ergene civarında bir köprü yaptırıp, Uzunköprü kasabasını kurdu Selanik ve İpsala’da da camiler inşa ettirdi Her yıl Kudüs, Halil-ür-Rahman, Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere yoksulları için otuz beş bin altın gönderirdi Ankara bölgesinde Balıkhisarı adlı büyük bir subaşılığın köylerini Mekke yoksullarına vakfetmişti Bulunduğu şehirde, her yıl on bin altını kendi eliyle seyyidlere paylaştırırdı Tebaasının hakkına ziyadesiyle riayet eder, kul hakkından pek sakınırdı Babası Çelebi Sultan Mehmed Handan kalma, Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere fakirlerine, Resul-i ekrem efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) komşularına hediye gönderme adetini devam ettirdi
Tezkirelerin, şiir söyleyen ilk Osmanlı sultanı olarak zikrettikleri İkinci Murad Han;
Gerçi-kim haddim değüldür buseni kılmak dilek,
Arif olan çün bilür anı ne lazım söylemek
gibi ustaca şiirler yazabilecek kadar kuvvetli bir şairdi İlme ve alimlere çok hürmet edip evliyaya izzet ve ikramda kusur etmediği için, memleketi alim ve evliya yurdu oldu Herkesin duasını aldı, pek kıymetli eserlerin yazılmasına, tercüme edilip Türkçe'ye kazandırılmasına ve kıymetli ilim müesseselerinin inşasına vesile oldu
Yazılan eserlerde açık bir dil kullanılmasını emrederek, Türkçe yazmak hususunda titizlik gösterdi Devrinde Osmanlı sarayı, alim ve şairlerin buluştuğu bir yer oldu Büyük alim Molla Yegan bile ona hac dönüşünde hediye olarak, Fatih’in hocası alim Molla Gürani’yi getirmişti Bu husus hiç bir milletin kültür tarihinde rastlanılmayan eşsiz bir hadise olup, İkinci Murad Hanın ilme verdiği değeri de gösterir Osmanlı Devletinde, devrinde en çok eser yazılan padişah olması bakımından dikkat çeker Gerçekten onun devrinde manzum, mensur pek çok eser yazılmış ve Osmanlı sarayı, eserler hazinesi durumuna gelmiştir
Yine tezkirelerin kaydettiğine göre, Osmanlı padişahları içinde, şiirleri ilk defa kaydedilen padişahtır Devrinde şuara (şairler) tezkirelerinde temel teşkil eden bazı nazire mecmuaları da onun adına ithaf edilmiştir Ayrıca adına ithaf edilen pek çok eser vardır ve hemen hepsinde İrşadü’l-Murad ile’l-Murad, Mesnevi-i Muradiyye ve Muradname gibi bu padişahın ismi geçer Devrinde görülen geniş tabanlı bu kültür faaliyeti, sonraki asırlara da temel teşkil etmiştir

 

Hayrunnisa is offline  
Cevapla

Murat Han II ile ilgili Benzer Konular
27 Kez Görüntülendi

Sultan Üçüncü Murat Han (Murat Han III) Hazırlayan: Oğuzhan Tan
Murat Han I (Hüdavendigar)
Dil Filetosu Prens Murat
Murat Mermer - Mahkum
Murat Mermer ile Mahkum

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336

Saat 06:14.


Forumalev Dantel Örgü Mumsema Forumacil Mumine Gunce
Powered by vBulletin® Version 3.6.10Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.