| |||||||
| Bize Ulaşın | İletiler | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Arama | Yeni Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
![]() |
| | Konu Araçları |
| | #1 |
| | 29 Haziran Harrington Kupası Zaferimizin Yıldönümü Bir kulübün mazanacağı en büyük başarı nedir? Hangi kupalar en değerlidir Bazı kulüp tararlarının cevabı hazırdır, "Şampiyonlar Ligi Kupası, Uefa Kupası, Süper Kupa" Ama bir kupa var ki; onun sahibi olmak Türkiye'nin en büyük takımına mazhar olmuştur O kulüp de Fenerbahçe'dir ki, O kupa sayesinde en büyük olmuştur Dünyada eşi benzeri yoktur O kupa, işgal altındaki aziz vatanımızı kurtarmak için, emparyalist güçlerle ölümüne bir mücadeleye girmiş kahraman savaşçılarımıza moral olmuş![]() ![]() İsmet Paşa, ta Lozan'dan maçın sonucunu merak etmiş Nitekim maç gecesi Lozan Konferansı’nda bulunan Türk Heyetine de bu galibiyet haberi ulaştığında heyet başkanı İsmet Paşa tarafından Fenerbahçe kulübüne; “Heyetimiz namına hepinizi meserretle tebrik eder, gözlerinizden öperim ” diye bir kutlama telgrafı gönderilmişti Bugün türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda elini taşın altına sokanlar için en önemli kilometre taşlarından biri olan Harrington Kupası'nın 83 yıldönümü İstanbul'un o karanlık Mütareke Dönemi'nde Fenerbahçemiz, işgal kuvvetlerine karşı oynadığı maçların neredeyse hepsini kazanmış Anadolu'da istiklalimiz için savaşan kahramanlarımıza ve halkımıza büyük moral kaynağı olmaktaydı İstanbul'da Fenerbahçeliler işgal kuvvetleri ile spor, özellikle de futbol sahalarında büyük bir rekabete girişmişti Fenerbahçemiz bu her sınıftan düşman birlikleri içinde pek çok tanınmış futbolcusu bulunan, İngiltere ve Fransa liglerinin hemen hemen en ünlü takımlarında forma giymiş futbolculardan oluşan birbirinden güçlü takımlarla maçlar yapmış ve oynadığı 50 maçın 41’ini kazanıp, 4’ünde berabere kalarak işgal altında bezmiş, ezilmiş Türk halkının yüreğinde bir nebze olsun teselli ve umut tohumları yeşertmişti![]() Fenerbahçemizin işgal kuvvetlerine karşı en büyük zaferlerinden biri de “General Harington Kupası” maçıdır İşgal Orduları Başkomutanlığı, Fenerbahçe kulübüne karşı özel bir kin duymaktaydı Çünkü Fenerbahçe takımı yalnız işgal kuvvetlerine mensup takımları peş peşe yenerek halkın milli duygularını şahlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda düşman açısından “hayli zararlı” faaliyetlerde de bulunuyordu İstanbul işgal altındayken Fenerbahçeliler, Kurbağalıdere kenarında kulüp binamızın önündeki iskeleye yanaşan motorlarla Anadolu’ya silah kaçırmaktaydılar Fenerbahçe kulübünün kayıkhanesi bir silah ve cephane deposu haline getirilmişti Geceleri gizlice bu kayıkhanenin önündeki ahşap iskeleye yanaşan motorlar buradan yüklenip, gizlice Moda koyuna açılıyor, oradan İzmit’e geçerek Anadolu’ya silah ve cephane götürüyorlardı Fenerbahçe kulübünün bu “zararlı(!) faaliyeti” İşgal Orduları Başkomutanlığı tarafından haber alınmış, ancak bunun farkına varan Fenerbahçeliler kayıkhaneyi derhal boşaltarak cephaneyi çevredeki üye ve sporcu evlerine taşımışlardı Kulübü basan işgal kuvvetleri birlikleri ortada delil bulamamışlardı Ancak yine de Başkomutanlık tarafından Fenerbahçe kulübüne süngülü bir müfreze bırakılmış ve Fenerbahçe kulüp binası haftalarca işgal altında tutulmuştu![]() Tüm çabalara rağmen bir şey elde edememiş olmak, işgal ordularının İngiliz Başkomutanı General Harrington’u oldukça öfkelendirmekteydi Fenerbahçemize; hiç olmazsa futbol sahasında acı bir darbe indirebilmek için elinden geleni yapmaktan geri kalmamıştı Başkomutan Harrington amacına ulaşabilmek için ortaya altın madalyalar konulmuş bir turnuva düzenlenmiş ve turnuva sonunda üç takım ön plana çıkmıştı: Irish Guards, Grenadiers Guards ve Goldstream Guards![]() ![]() Bu üç takımın en seçkin elemanları sıkı bir çalışmaya tabi tutulmuştu Bu arada Cebelitarık ve Mısır’daki İngiliz askeri kuvvetlerinden, hepsi de profesyonel birer futbolcu olan dört önemli oyuncu getirtmiş ve adeta bir “İngiltere Milli Takımı” oluşturmuştu Hedef o kadar büyüktü ki, ortaya konan bir metreye yakın, gümüş işlemeli kupa Başkomutan “General Harrington” adını taşıyordu “Goldstream Guards” adı altında oluşan bu takım özel şekilde kampa alınarak sıkı bir çalışmaya tabi tutulmuştu Ve bundan sonra General Harrington tarafından İstanbul gazetelerine şöyle bir ilan verilmişti:“Gardler Muhteliti Türk kulüplerine meydan okuyor Galibine, Başkumandanın adını taşıyan büyük bir kupa verilecek bu maça Türk kulüpleri diledikleri gibi takviye de alabilirler ”Fenerbahçeliler bu meydan okumanın direkt olarak kendilerini hedef aldığını hemen anlamışlardı Ve yine gazeteler aracılığı ile hemen gereken cevabı vermişlerdi:“Fenerbahçe Kulübü yalnız kendi kadrosuyla bu maçı şartsız olarak kabul eder ”İstanbul’da büyük bir heyecan uyandıran bu maç 29 Haziran 1923 günü, Taksim Stadı’nda çok büyük bir seyirci topluluğu önünde oynanmıştı Bu maçı izlemek üzere “Iron Duck Zırhlısı” ile özel olarak gelen Malta Valisi Lord Plummer’de İşgal Orduları Başkomutanı General Harrington’la birlikte şeref köşesindeki yerini almıştı Şeref köşesinin önündeki masanın üzerinde de maçın galibine verilecek olan “General Harrington Kupası” duruyordu![]() Fenerbahçe bu tarihi maça, hiç gol yemeden İstanbul şampiyonluğunu kazanan şu ünlü kadrosuyla çıktı: Şekip Kulaksızoğlu- Hasan Kamil Sporel, Cafer Çağatay- Kadri, İsmet, Fahir- Sabih, Alaeddin Baydar, Zeki Rıza Sporel, Ömer Tanyeri, Bedri Gürsoy ![]() Büyük bir çekişme içinde başlayan ve hep aynı çekişmeyle geçen maçın ilk yarısını 1-0 yenik kapatan Fenerbahçe, ikinci yarıda coşmuş ve klasik futbolunu ortaya koymaya başlamıştı 60 dakikada Zeki Rıza’nın golüyle beraberliği yakalayan Sarı-Lacivertli takım bundan sonra daha da açılmıştı 74 dakikada yine Zeki Rıza (Sporel) çok sert bir şutla Fenerbahçe’yi galip duruma yükseltmiş ve bundan sonra oyunda Sarı-Lacivertli takımın baskısı daha da artmıştı ve Fenerbahçe, güçlü rakibini eze eze yenmişti bu tarihi maçta Maçtan sonra işgal orduları Başkomutanı General Harrington, adını taşıyan bu büyük gümüş kupayı Fenerbahçe takımı kaptanı Hasan Kamil Sporel’e verirken Taksim Stadı’nda fesler havada uçuşuyor ve yer yerinden oynuyordu adeta![]() Fenerbahçeli futbolcular, ellerinde General Harrington Kupası olduğu halde seyircilerin omuzları üzerinde stattan çıkarılmışlar ve Beyoğlu caddelerinde, büyük sevgi gösterileri arasında dolaştırılmışlardı ![]() Bu galibiyet, milli bir zafer etkisi uyandırmıştı Nitekim maç gecesi Lozan Konferansı’nda bulunan Türk Heyetine de bu galibiyet haberi ulaştığında heyet başkanı İsmet Paşa tarafından Fenerbahçe kulübüne; “Heyetimiz namına hepinizi meserretle tebrik eder, gözlerinizden öperim ” diye bir kutlama telgrafı gönderilmişti Allah bu büyük zaferi camiamıza kazandıran o büyük insanlardan razı olsun Mekanları cennet olsun
|
| |
| Sponsored Links |
| İstediğini Bulamadıysanız Üye Olmadan
BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz. |
![]() |
| |