Güzel Kelebek

Kelebek

Kelebeklerin Buluşma Mekanı

Geri git   Güzel Kelebek > (¯`·.(¯`·. Karışık Forum .·´¯).·´¯) > Destek Forum > Güzel Şiirler

Bize Ulaşın İletiler Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Yeni Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Cezmi Ersöz Şiir ve Yazıları ile ilgili Benzer Konular
162 Kez Görüntülendi

cezmi ersöz
> Cezmi ERSÖZ..İçime Gir Ama Sigaranı Söndürm
Yalnızlık Kurdu-Cezmi Ersöz
>>>cezmi ersöz<<<
Cezmi Ersöz Kitabı:Gemileri Yakılmış Bir Hayat

Atilla İLHAN'dan şiirler | sonunda buldum AZERİCE ASK SİİRİ :D
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 08-06-2006   #1
 
Standart Cezmi Ersöz Şiir ve Yazıları

Cezmi Ersöz Şiir ve Yazıları isimli konu Güzel Kelebek Cezmi Ersöz Şiir ve Yazıları Güzelkelebekler




Hayatı
1959 yılında İstanbul’da doğdu Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu Yazın dünyasına edebiyat dergilerinde yayımlanan şiir ve eleştirileriyle girdi Reklam yazarlığı ve gazetecilik yaptı Cumhuriyet, Güneş, Özgür Gündem, Aydınlık gibi günlük gazetelerde yazıları ve röportajları yayımlandi Ardından haftalık Deli dergisinde yazdı Halen Leman dergisinin yazarları arasında

 

Yahoo is offline  
Sponsored Links
İstediğini Bulamadıysanız Üye Olmadan
BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
Alt 08-06-2006   #2
 
Standart



Aşkta Yarın Yoktur Sevgili

Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili İnsan bir başka ışığa teslim olur
Aşkta yarın yoktur sevgili Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye
Aşk çok eski bir şeydir sevgili Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer Sevdiğimiz insanların çocuklukları da Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya
İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır Bazen denizler, kıyılar çeker insanı İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi
İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu
Birazdan sabah olacak
Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili Birbirimizi kandırmayalım
Hadi güne hazırlan Yaşadıklarımızı unutmaya çalış Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek
Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak
Aşkta yarın yoktur sevgili

 

Yahoo is offline  
Alt 08-06-2006   #3
 
Standart



Bizi Kendilerine Hep Yabancı, Hep Aykırı Gördüler

Kapım önce açılıyor, sonra kapanıyorMerdivenlerden inişini, ayakseslerini duyuyorum Yüreğindeki sıkıntıyı, o ürkek yorgunluğunu, birazdan kentin o karanlık akıntısına bırakacağın ruhunun telaşlı sancısını duyuyorum buradan Bizi gözeten o büyü hızla eksiliyor hayatımızdan Artık aşkımız bizi korumuyor, sevgili, biliyorsun Eksik, kaçak, korkak yaşıyoruz kimbilir ne zamandır, birbirimizden gizlice

Aşklar sahiplerine, onların yazgılarına, öykülerine benzer sevgili Bizim de aşkımız ürkek, yaralanmış çocukluğumuz gibiydi: Hoyratlıklardan, kabalıklardan,duygusuz dalgınlıklardan sonsuz alınganlıklara kapılıp hep arka odalara çekilen

Bu hayat, bize nasıl acımasız ve hoyrat davrandıysa biz de kendimize ve aşkımıza öyle davrandık sevgili Birbirimize yaptıklarımızı nasılsa bir gün unuturuz, unutulur sandık Zamanın bağışlayıcı olduğunu ve her şeyi yoluna koyacağına inandık Ne çok yanılmışız! Meğer zaman aşkların en acımasız tanığıymış Ömür gibi, insanın aşkına gösterdiği hoyratlığı da sınırlıymış

Meğer o aşk, hayatımızın tek kristaliymiş sevgili Şimdi seslerimizi örten tesellisiz hüzünlerden, sıkıntılı kaygılardan, bizi zehirleyen kuşkularımızdan anlıyoruz bunu, gidişin bir vedaysa, ve artık hazırsak o büyük ayrılığa; yeni bir hayat kurana dek, eminim yine de birbirimizden, üzerine acılarımızın gölgesi vuran tarihimizden, paylaştığımız o kutsal sırdan güç alacağız

Biliyorum, şimdi benden çok uzakta, bir başka şehirde de olsan, sen de benim gibi çaresiz bir fahişeyi sürükleyerek götüren polislere öfkeyle karşı koyacaksın Yaşlı, düşkün insanlarla, kimsesiz çocuklarla paylaşacaksın elindeki avucundaki son parayı

Kürtleri, azınlıkları, kadınları, eşcinselleri aşağılamak isteyenlere sen de benim gibi karşı koyacak, belki de öfkelenip onların bulunduğu yeri lanetli bir protestoyla terkedeceksin Biliyorum, sen de benim gibi, insanların savaşlardan uzak ,barış içinde yaşamalarını sağlamak için ne kadar hayalci ve ne kadar sonucu umutsuz da olsa bir takım etkinliklere katılacak, çocuksu ve en çok da hüzünlü dernek binalarında, ne yapmalı, nasıl yapmalı diye kendini hırpalayacaksın

Sen de benim gibi hep o saatlerde, göğsüne bastırdığın bir kitapla unutulmuş bir tren istasyonuna, ya da terkedilmiş bir kıyı kahvesine gidip, insanların birbirlerine bu denli duyarsız ve aşklarına karşı bu denli hoyrat olmalarının sebebini ıstıraplarını yitirdiklerine bağlayacaksın Sımsıcak, kor gibi olan ve hayata çırılçıplak dokunmalarını sağlayacak olan ıstıraplarını
Biliyorum, birisinden çok etkilensen, o insan seni yaralı çocukluğu, yazgısı ve öyküsüyle içini acıtsa, bu acının o coşkulu hüznünü daha da derinden hissedebilmek için bir süre sonra sen de benim gibi içinden “o şimdi gitse ve ben onu özlesem” diyeceksin(1)
Birisi sana, kimi insanlar neden intihar eder diye sorduğunda,eminim senin de hemen aklına ikimizin de günlerce unutamadığı o film gelecek hemen: Hani sevdiği adama duyduğu o yoğun, o tutkulu aşkın bir gün biteceğinden korkup, böyle bir şeyi yaşamamak için, kendini sulara atan kadını ve sevdiği adamı anlatan o şiir ve keder yüklü film(2)
Biliyorum, çok uzaklarda da olsan, tıpkı benim seni düşündüğüm gibi sen de beni düşüneceksin Korkularımı, sancılarımı, o yarım kalan arzularımı, yenilgilerimi Bu zorba, bu adaletsiz sistemde ayakta kalabilmek, iyi, kötü işimi sürdürebilmek, karnımı doyurabilmek için katlandıklarımı, susup içime attıklarımı
Gidişin bir vedaysa, artık hazırsak o büyük ayrılığa ve bizi birbirimize bağlayan, ama yine de altında kaldığımız anılardan yorulmuş olsak da, yine de geriye bir tek şey kalacak sevgili, bir tek o garip, o tuhaf sır: Bu ülkedeki insanların çoğunluğu, ikimizi de kendilerinden saymadılar Ne yapsak, ne etsek bizi hep yabancı ve aykırı gördüler İşte sana bu yüzden azınlık ve aykırı bir duyguyla yeniden ve hep tekrar tekrar aşık olmak isterdim


(1) Ahmet Hamdi Tanpınar, Bir Yaz Yağmuru
(2) Berberin Kocası

 

Yahoo is offline  
Alt 08-06-2006   #4
 
Standart



AŞK OLSA GEREK

Öyle tutkuluydun ki hayata başlarken
Şimdiyse küçücük bir çiçek teselli ediyor seni
Aradaki o büyük boşluğun adı,
aşk olsa gerek

 

Yahoo is offline  
Alt 08-06-2006   #5
 
Standart



YOK KARŞILIĞI YÜZÜNÜN

Senin sana rağmen bir yüzün var
herkesin ilk aşkına benzeyen
beklemek kadar acı, anlamak kadar zor
nedensiz ölümlerin suskunluğu gibi
yok karşılığı yüzünün

Senin sana rağmen bir yüzün var
herkesin ilk aşkına benzeyen
Yakınlaştıkça imkansız uçurumlar
nedensiz hayatların o büyük acısı gibi
yok karşılığı yüzünün

 

Yahoo is offline  
Alt 08-06-2006   #6
 
Standart



AŞKTAN NEFES ALAMADIĞIM O YERDE

Çocukluğumun bahçesiydin sen
bütün bilinen mutluluklardan uzakta,
o sarışın akşam üstlerinde,
ıstırabın eşiğinde
Nefesim sıkıştığında seni sevmekten
ömrünü okurdum o acı neşede,
boşalırdı ağzımdan o kanlı nefes
sonra çok özlendiği için acımasızca talan edilen
her baharda dönerdim oaraya
O sarışın akşam üstleri
hiç gitmediğim uzaklardan döndüğüm yer olurdu
Bilinen bütün mutluluklardan uzakta
kalırdım orada,
kalırdım çocukluğumun bahçesinde,
aşktan nefes alamadığım o yerde

 

Yahoo is offline  
Alt 08-06-2006   #7
 
Standart



BOŞLUĞUNU SOLUDUĞUN HAYAT

Öğrendiğin her şey,
susup arkanı döndüğün,
yenildiğini unutup,
güzelliğini sonuna dek yaktığın herşey
seni senden kurtarmıyorsa
ne anlamı var hayatının sana sevgili
Masumiyetin kimi zulümden kurtardı, söylesene
Hem bu arzuda onun adı bile geçmez
İstikbalin sıradan bir ayrıntı
bu telaşta
Ne yapsan göğsünde hayatına yabancı bir zaman
birikiyor
Borçlu değildin ömrüne üstelik
Ama ne yapsan boşluğa açılan
bir kapı oluyor hayat,
ne yapsan büyüyor o boşluk
Ne yapsan suçlu değilsin,
sadece yerçekiminden muafsın
O derin ıstırabınsa
seni hayata alışmaktan koruyor sadece
Oysa bu bile umurunda değil
Geleceğin ellerinde sıcaklığı üşüyen
bir mum sadece Gördüm
Geleceğin ellerine yapışan o soğukluk
Durmadan ömrüne yapışan bu gerçeği soluyorsun sen
Durmadan o aşkı soluyorsun
Durmadan ciğerlerini yakan o büyük soğumayı

 

Yahoo is offline  
Alt 08-06-2006   #8
 
Standart



KENDİNİ SAKLAMA ÇİÇEKLERİ

Biz aşk bahçemizi küçük tuttuk seninle
içinde güvensizlik ağaçları,
küstüm otları
kendini saklama çiçekleri

Özlem kirlibir kan gibi yüreklerimizi boğmasın
yalnızlık karanllık bir orman gibi
çökmesin içimize diye
biz aşk bahçemizi küçük tuttuk seninle
Önümüzde dokunuşlardan uzak,
İnsafsız ve çok uzun bir kış var diye
koca bir yaz kendini saklama çiçeklerini
suladık durduk yalnızca

Biz aşk bahçemizi küçük
çok küçük tuttuk seninle

 

Yahoo is offline  
Alt 08-06-2006   #9
 
Standart



SENİN OLMADIĞIN YERDE

Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa
ben koca bir hayat sığdırdım
Beni sevmemene isyan edip kaçmak,
sende aradıklarımı hayatla doldurmaya çalışmak,
ruhumun en büyük yanılgısıydı
Hayat bana en acımasız yüzünü
sevgini inkar ettiğim zamanlarda gösterdi
Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,
hayata başladığım yerde,
kalbindeyim
Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:
Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum

 

Yahoo is offline  
Alt 08-06-2006   #10
 
Standart



ACIYLA ERİR YÜZÜNE AŞIK ÇOCUK

Ne zaman yüzüne baksam
yalnızlığın o mutlu gerilimi
O öksüz göl hızla derinleşir
biliyorum,acılarım hiç bitmeyecek,bu öyle bir yeşil

Ne zaman gözlerinin içine baksam,biliyorum
ikimizi de aşar,o kapının ardındaki masal
bense yüreğimin bu hallerinden korkar,kalırım
bir hız trenine bindirilmiş küçük bir çocuk gibi
geçip giden yüzlerine bakar kalırım

Ömrün kısalığı çarpar camlara
ateş hızla yayılır içerilere
Akşam olur,evler dolar boşalır
acıyla erir,yüzüne aşık çocuk

Ne zaman gözlerinin içine baksam,bliyorum
İkimizi de aşar,o kapının ardındaki masal

 

Yahoo is offline  
Cevapla

Cezmi Ersöz Şiir ve Yazıları ile ilgili Benzer Konular
162 Kez Görüntülendi

cezmi ersöz
> Cezmi ERSÖZ..İçime Gir Ama Sigaranı Söndürm
Yalnızlık Kurdu-Cezmi Ersöz
>>>cezmi ersöz<<<
Cezmi Ersöz Kitabı:Gemileri Yakılmış Bir Hayat

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336

Saat 14:27.


Forumalev Dantel Örgü Mumsema Forumacil Mumine Gunce
Powered by vBulletin® Version 3.6.10Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.