| |||||||
| Bize Ulaşın | İletiler | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Arama | Yeni Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
![]() |
| | Konu Araçları |
| | #1 |
| | Hz Nuh (a s )Hz Nuh (a s ) döneminde büyük bir tufan yaşandığından o insanlığın ikinci atası olarak bilinir Onun döneminde gerçekleşen tufan hakkında insanlar arasında çeşitli efsaneler uydurulmuştur Ancak biz bu efsanelerin hiçbirine itibar etmiyoruz Bu konuda gerçekleri yakalamak için de Kur'an-ı Kerim'e ve onun tefsirlerine başvuruyoruz![]() Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de Hz Nuh (a s ) hakkında şöyle buyurur:"Andolsun Nuh'u kendi kavmine göndermiştik "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım![]() Allah'tan başkasına kulluk etmeyin Ben sizin hakkınızda acıklı bir günün azabından korkuyorum "Kavminin inkar eden ileri gelenleri: "Biz seni ancak bizim gibi bir insan olarak görüyoruz ve ilk anda, düşünmeden sana uyan aşağılarımız dışında kimsenin sana uyduğunu görmüyoruz Sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz, aksine sizin yalancı olduğunuzu sanıyoruz" dediler![]() (Nuh) dedi ki: "Ey kavmim! Ne dersiniz? Ben Rabbimden bir delil üzere isem ve O bana katından bir rahmet vermiş de bu sizin gözlerinizden gizli bırakılmış ise? Siz istemediğiniz halde biz sizi buna zorlayacak mıyız? Ey kavmim! Bunun karşılığında sizden bir mal istemiyorum Benim ecrim yalnızca Allah'a aittir İman edenleri de kovacak değilim Onlar Rabblerine kavuşacaklardır Ancak ben sizi cahillik eden bir topluluk olarak görüyorum![]() Ey kavmim! Ben onları kovacak olursam Allah'a karşı bana kim yardımcı olur? Düşünmüyor musunuz? Ben size: "Allah'ın hazineleri benim yanımdadır" demiyorum Gaybı da bilmiyorum "Ben meleğim" de demiyorum Sizin gözlerinizin küçük gördüğü şahıslar hakkında: "Allah onlara bir hayır vermeyecektir" de diyemem Allah onların içlerinde olanı daha iyi bilir O takdirde ben, zalimlerden olurum "Dediler ki: "Ey Nuh! Bizimle tartıştın ve bizimle tartışmanda hayli ileri gittin Eğer doğru sözlülerden isen bize vaadettiğini getir bakalım!"(Nuh) şöyle dedi: "Onu ancak dilediği takdirde Allah getirir ve siz O'nu aciz bırakamazsınız ![]() Allah sizi azgınlığa düşürmeyi dilerse öğüt vermek istesem de öğüdüm size yarar vermez O, sizin Rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz "Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Onu eğer ben uydurduysam suçum benim üzerimedir Ancak ben sizin suçlarınızdan uzağım "Nuh'a vahyolundu ki: "Kavminden şimdiye kadar iman etmiş olanların dışında artık kimse iman etmeyecek Onların yaptıklarından dolayı üzülme!Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap Zulmedenler hakkında bana hitap (dua) etme Onlar suda boğulacaklardır "O gemiyi yapıyor ve ne zaman kavminin ileri gelenlerinden bir grup yanından geçse kendisiyle alay ediyorlardı Nuh dedi ki: "Eğer siz bizimle alay ediyorsanız, biz de sizin alay ettiğiniz gibi sizinle alay edeceğiz![]() Rezil edici azabın kime geleceğini, kalıcı azabın kimin başına ineceğini yakında bileceksiniz "Sonuçta emrimiz gelip tandır kaynayınca: "Her şeyden birer çifti ve aleyhlerine önceden hükmümüz verilmiş olanlar dışındaki aile fertlerini ve iman edenleri gemiye bindir" dedik Zaten onunla beraber ancak çok az kimse iman etmişti![]() Dedi ki: "Haydi ona binin Onun yüzmesi de durması da Allah'ın adıyladır Şüphesiz Rabbim bağışlayıcı, rahmet edicidir "(Gemi) onları dağlar gibi dalgaların arasından geçirirken, Nuh yalnız başına bir kenarda duran oğluna: "Ey oğulcağızım! Gel bizimle birlikte bin ve kafirlerle beraber olma" diye seslendi ![]() O: "Bir dağa sığınacağım O beni sudan korur" dedi (Nuh): "Bugün kendilerine rahmet ettiklerinin dışında Allah'ın emrinden kurtulacak yoktur" dedi Bu sırada aralarına bir dalga girdi ve o da boğulanlardan oldu![]() "Ey yer, suyunu çek ve ey gök sen de tut!" denildi Böylece su çekildi, iş bitirildi, (gemi) Cudi'nin üzerine oturdu ve: "Zalimler topluluğu yok olsun" denildi![]() Nuh Rabbine seslendi ve: "Ey Rabbim! Oğlum benim ailemdendir ve senin vaadin elbette haktır Sen hükmedenlerin hükmedenisin" dedi![]() (Allah): "Ey Nuh! O, senin ailenden değildir O iyi olmayan bir iş üzereydi Hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme Sana bilgisizlerden olmamanı öğütlerim" dedi![]() O da: "Ey Rabbim! Hakkında bilgim olmayan bir şeyi senden istemekten sana sığınırım Eğer sen beni bağışlamaz ve bana rahmet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum " dedi![]() "Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte olanlardan (türeyecek) ümmetlere bizden selam ve bereketlerle in Ancak öyle ümmetler de olacak ki onları bir süre yararlandıracağız Sonra kendilerine bizden acıklı bir azap dokunacaktır" denildi " (Hud suresi, ayet: 25-48)
|
| |
| Sponsored Links |
| İstediğini Bulamadıysanız Üye Olmadan
BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz. |
| | #2 |
| | tüm mesajların için herkes adına teşekkür ediyorum hekestende bu davranışı bekliyorum haklı değilmiyim?
|
| |
| | #3 |
| | Hz Nuh'un ÇağrısıKıssa bölümümüzde bundan önceki sayfamız da Kur'an-ı Kerim'den Hz Nuh (a s ) ile ilgili ayeti kerimeleri aktarmıştık Bu sayıdan itibaren bu ayetlerin açıklamalarını yaparak Hz Nuh (a s )'un hayatı ve tevhid mücadelesi hakkında bilgi vermeye çalışacağız![]() Yüce Allah , Nuh peygamberle ilgili ayeti kerimelerin başlangıç kısmında onun kavmine gönderildiğini vurguluyor Burada onun gönderilmesiyle kastedilen peygamber olarak gönderilmesidir Çünkü Yüce Allah insanı yarattıktan sonra ona görev ve sorumluluklarını da bildirmiştir Çünkü o diğer canlılardan farklı olarak belli bir sorumluluk ve görev için yaratılmıştı Fakat bu sorumluluk ve görevini yerine getirme konusunda kendisine seçim hakkı da verilmişti Bir görev ve sorumlulukla yaratılmasıyla hayvanlardan, bu konuda kendisine seçim hakkının ve imkanının verilmesiyle de meleklerden ayrılıyordu Bundan dolayı görev ve sorumluluğunu inkar ederek sadece zevklerine ve arzularına göre bir hayat yaşar, doğruları reddederse hayvanlardan aşağı dereceye düşer Ama görev ve sorumluluklarını yerine getirerek hayatını buna göre düzenlerse meleklerden üstün dereceye yükselir![]() Allah, insana görev ve sorumluluklarını peygamberler yoluyla bildirmiştir Hz Nuh (a s ) da kendi döneminin insanlarına Allah'ın emirlerini ve yasaklarını bildirmekle görevlendirilen bir peygamberdi![]() O insanlara: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım" dedi ve onlara sorumluluklarını, görevlerini hatırlattı En başta hatırlattığı şey ise Allah'tan başkasına kulluk etmemeleriydi Çünkü bütün diğer sorumlulukların özünde ve temelinde bu yatar Bir kimsenin Allah'tan gelen emirlere tam olarak uyması, yasakladıklarından tümüyle çekinebilmesi için her şeyden önce Allah'ı tek, eşi olmayan bir ilah olarak tanıması gerekir Bu aynı zamanda insanın kendi hayatında çelişkiler yaşamaması için zorunludur Allah'tan başka ilahlar tanıyan bir kimse hayatında mutlaka ciddi ve tehlikeli çelişkiler yaşayacaktır Her şeyden önce başka ilahlar tanıyan kimse Allah'ın mutlak ve eşsiz ilah olduğunu kabul etmediğinden dolayı inancın özünde ve temelinde çelişkiye düşecektir İkinci olarak görev ve sorumlulukları konusunda neyi esas kabul edeceği hakkında çelişkiye düşer Allah'ın tek ve mutlak ilah olduğuna inanan kimse O'ndan gelen emirleri eksiksiz ve tartışmasız kabul eder Bu kimsenin hayatında uyması gereken daha başka emirler de olabilir Ama onların, Allah'ın emirlerine ters düşmesi durumunda Allah'ın emirlerini esas kabul eder, diğerlerini ya o emirlere uydurur ya da tümüyle reddeder Ama Allah'ın tek ve mutlak ilah olduğunu kabul etmeyerek birden fazla ilaha inanan kimse böyle bir çelişki karşısında ne yapacağını şaşırır Yahut yaptığı seçimiyle bir tarafı kabul ederken diğerini inkar etme, yani kendi kabullerini reddetme gibi bir çelişki içine düşer![]() Şunu da özellikle vurgulayalım ki farklı ilahlar kabul etmek sadece geçmişteki insanların yaptığı gibi taşları yontarak onlardan heykeller yapmak sonra onlara tapınmak değildir Bir şahsın, bir sistemin veya bir ideolojinin kurallarını Allah'ın koyduğu kurallara eş tutuyor, hatta yerine göre Allah'ın bildirdiği kurallar ile söz konusu şahısların, sistemlerin veya ideolojilerin kuralları arasında çelişki ortaya çıktığı zaman Allah'ın kurallarını terk ederek ötekilerin kurallarını tercih ediyorsak hayatımızda ismi konmamış, üstü kapalı bir şirk yaşıyoruz demektir İşte bu yüzden Allah'ın tek ilah olduğuna inanmak yani her türlü şirkten arındırılmış bir tevhid inancına ulaşmak her şeyin temelini oluşturur Bu yüzden Hz Nuh (a s ) da kendi döneminin insanlarına önce bunu hatırlatmıştı![]() Şimdilik bu noktaya parmak basmakla yetinmek istiyoruz İnşallah önümüzdeki sayfalarda Hz Nuh (a s )'a karşı kavminin sergilediği tavrın değerlendirmesini yapmaya çalışacağız![]()
|
| |
| | #4 |
| | Nuh (a s )'ın Kavminin Ona İtirazıBu yazıda Nuh (a s )'ın kavminin ona itirazı üzerinde durmaya çalışacağız Ancak Nuh (a s )'ın kavmi denirken onun dönemindeki insanların kastedildiğini hatırlatmak istiyoruz Çünkü onun zamanında insanlar bugünkü gibi sayıca kalabalık ve çok sayıda kavimlere, toplumlara ayrılmış değildi Tufanda iman edenlerin dışında o dönemde yaşayan insanların tümünün cezalandırılmasından da, Nuh (a s )'ın kendi döneminde yaşayan bütün insanlara peygamber olarak gönderildiğini ve "kavmi" denirken de o dönemin insanlarının kastedildiğini anlıyoruz![]() Kur'an-ı Kerim'den anladığımıza göre kavminin ileri gelenlerinin Hz Nuh (a s )'a itirazları şu şekilde olmuştu:"Kavminin inkar eden ileri gelenleri: "Biz seni ancak bizim gibi bir insan olarak görüyoruz ve ilk anda, düşünmeden sana uyan aşağılarımız dışında kimsenin sana uyduğunu görmüyoruz Sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz, aksine sizin yalancı olduğunuzu sanıyoruz" dediler "Bu ifadeler, Nuh (a s ) dönemindeki inkarcıların itirazlarını son derece özlü ve üstün bir edebi dille özetlemektedir Bu da Kur'an-ı Kerim'in dil yönünden üstün bir mucize oluşunun delillerinden bir tanesidir Zaten Kur'an-ı Kerim'i okuduğunuzda her cümlesinde, her kelimesinde, her harfinde, hatta harflerinin sıralanışında bile bu mucizeyi görürsünüz Bu noktaya dikkat çektikten sonra Nuh kavminin itirazına bakalım![]() Bu itirazın hemen hemen her dönemin inkarcılarının temel mantığını oluşturduğunu görürüz Burada dört noktaya parmak bastıklarını görürüz:"1) Peygamber olduğunu söyleyen kişi de bizim gibi biridir, bir ayrıcalığı bulunmamaktadır ![]() 2) Ona uyanlar toplumun aşağı tabakasını oluşturmaktadırlar ve ilk anda, düşünmeden inanmışlardır ![]() 3) İnananların bize bir üstünlüğünü göremiyoruz 4) Aksine sizin yalancı olduğunuzu sanıyoruz "Gerek geçmişte yaşamış ve gerekse günümüzde yaşayan inkarcıların, inkar ederken dayandıkları temel gerekçeleri incelediğimiz zaman bu dört noktada toplandığını görürüz Tabii ayrıntılara girildiği zaman yeni yeni iddialarla ve gerekçelerle karşılaşırız Ama bu dört nokta inkar felsefesinin özünü oluşturur Bu açıdan baktığımızda inkar felsefesinin tarih boyunca söze gelir bir mesafe kat edemediğini görürüz Dolayısıyla inkarcılığı çağdaşlık, ilericilik olarak lanse etmek boş bir yanıltmadan ibarettir İnkarcılığı bilimle irtibatlandırmaya çalışmak da bir yanıltmadır Çünkü bu bilimsel gelişmeler olmadan da inkarcılık vardı Bugün bilimsel gelişmelere, o kaskatı inkarcılardan çok daha fazla aşina olanların içinde de inancına son derece bağlı olan, hatta bilimsel keşifler kendilerini dinlerine çok daha fazla bağlayan iman sahipleri bulunmaktadır Dolayısıyla bilimle inkarcılığı irtibatlandırmanın hiçbir tutarlı yanı bulunmamaktadır![]() Bundan sonraki sayfada Allah izin verirse, Nuh kavminin öne sürdüğü dört hususu tahlil ederek gerek onların, gerekse onların yolunu izleyenlerin ne gibi tutarsızlıklar içine düştüklerini ortaya koymaya çalışcaz ![]()
|
| |
![]() |
| |