Güzel Kelebek

Kelebek

Kelebeklerin Buluşma Mekanı

Geri git   Güzel Kelebek > (¯`·.(¯`·.Kültür & Edebiyat & Sanat .·´¯).·´¯) > Biyografi & Otobiyografi

Bize Ulaşın İletiler Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Yeni Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
ALİ KUŞÇU ile ilgili Benzer Konular
64 Kez Görüntülendi

Ali Kuşçu ( 1400-1474 )
Ali Kuşçu

Salih Zeki ) | Ebu'l Vefa Buzcani ( 940 - 988)
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 13-08-2008   #1
 
Standart ALİ KUŞÇU

ALİ KUŞÇU isimli konu Güzel Kelebek ALİ KUŞÇU Güzelkelebekler




ALİ KUŞÇU

Türk-İslam dünyasının büyük astronomi ve kelam alimi olan Ali Kuşçu, XV

yüzyıl başlarında Semerkant’ta doğdu Babası Muhammed, ünlü Türk Sultanı ve

astronomu Uluğ Bey’in kuşçusu olduğu için, ailesi ‘Kuşçu’ lakabıyla meşhur

oldu Küçük yaştan itibaren matematik ve astronomiye ilgi duyan Ali Kuşçu,

devrin en büyük alimleri olan Bursalı Kadızâde Rumî, Gıyâseddin Cemşîd ve

Muînuddîn Kâşî’den matematik ve astronomi dersi aldı

Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman’a gitti Burada Hall-ü Eşkâl-i Kamer

(Ay Safhalarının Açıklanması) adlı risale ile Şerh-i Tecrîd adlı eserini yazdıAli

Kuşçu, Semerkant ve Kirman'da eğitimini tamamladıktan sonra Uluğ Bey'e

yardımcı ve rasathanesine müdür olmuştu 1449'da hacca gitmek istedi

Tebriz'de Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan kendisine büyük saygı gösterdi ve

Fatih'le barış görüşmelerinde yardımını istedi Ali Kuşçu, Uzun Hasan'ın

sözcülüğünü yaptıktan sonra Fatih'in davetiyle İstanbul'a geldi XV yüzyılın ilk

yarısında, Semerkant, dünyanın en önemli bilim merkeziydi

Uluğ Bey Rasathanesi, gök bilgisi araştırmaları için en doğru sonuçları alıyordu

Rasathanenin genç müdürü Ali Kuşçu, gece gündüz demeden çalışıyor, bilimsel

gerçeklere yenilerini katmak için uğraşıp didiniyordu

Gökyüzü bilgisi (astronomi), hem değişmez kuralların, kanunların tespit

edilmesine yarıyor, hem de gözlemlerle kontrol edilebiliyordu Otuz yıla yakın

bu işte çalışan Ali Kuşçu, bir gün ansızın her şeyi yüzüstü bırakarak hacca

gitmeye karar vermişti Buna da sebep, en olmayacak bir zamanda, sevgili

hükümdarı Uluğ Bey'in 1449 yılında öldürülmesiydi Gürgân tahtının bu bilgin ve

kudretli hûkümdarı, kendi öz oğlu Abdüllâtif'in ihânetine uğramıştı

Uluğ Bey, Ali Kuşçu için bambaşka bir mânâ taşıyordu Her şeyden önce

hocasıydı Ondan matematik ve astronomi dersleri almış, eserlerini uzun uzun

incelemiş, sohbetlerinde bulunmuş, hâttâ Doğancıbaşısı olduğu için, adının

ucundaki “Kuşçu” lâkabı bile böylece yadigâr kalmıştıUluğ Bey, kendi kurduğu

rasathaneye de müdür olarak Ali Kuşçu'yu lâyık görmüş, henüz tecrübesiz bir

çağdayken bu dev rasathanenin başındaki çalışmalarda, ona bizzat yardımcı

olmuştu İşte Uluğ Bey'in bir ihanete kurban giderek öldürülmesi Ali Kuşçu'yu

can evinden vuran bir olaydı

Ali Kuşçu bu olayla çok kırıldı Çoluk çocuğunu toparlayıp Tebriz'e geldi Uzun

Hasan kendisine o kadar saygı gösterdi ki, Konstantiniye Fâtih'i, bir devri

kapayıp yenisini açan genç cihangirle ihtilâfında aracılık etmesini istedi Genç

Fâtih'in de bilgin olduğunu, bilginlere büyük saygı gösterdiğini biliyordu

İstanbul'da olup bitenler, kuş kanadıyla Tebriz'e ulaşıyordu Şiîlerin casusları ve

habercileri yalnız padişahın savaş niyetlerine ve hazırlıklarına dair haberler

ulaştırmakla kalmıyorlardı

Bunun üzerine Ali Kuşçu, kendisine bunca itibar eden Uzun Hasan'ın dileğini

kırmayarak yol hazırlıklarını tamamladı Semerkant'ta Kızıl Elma olarak bilinen

eski Bizantium'a ulaştı Haberciler; onun geleceğini daha önceden saraya

uçurmuşlardı Huzura kabul edildiği zaman Osmanlı hükümdarından beklemediği

kadar iltifat gördü Çünkü, kendisinden önce, eserleri İstanbul'ca biliniyordu

Uluğ Bey Rasathanesi'ndeki çalışmalarından, Semerkant'a aylarca uzak bulunan

İstanbul'daki hükümdarın haberi vardı

Osmanlı tahtında oturan II Mehmet (Fatih), gayet dikkatli, bilgili, uyanık bir

padişahtı Âdet olan merasimle Uzun Hasan'ın elçisini kabul etmiş, dileklerini

dinlemiş, ama hemen geri dönmesine izin vermemişti Ondan, gelip artık batıya

kaymış olan ilim merkezlerini aydınlatmasını, bilgisiyle İstanbul medreselerinde

ilim heveslisi gençleri yetiştirmesini rica etti

Bu teklif, Ali Kuşçu için beklenmedik bir iltifattı Cefâlı olduğu kadar şefkatli

olduğunu da bildiği Fatih'in isteği, onun için emir demekti Ama, ahlâkı dürüst

bir ilim adamı olduğunu şu sözlerle ispat etti: “Hünkârım izin verirlerse önce

Tebriz'e döneyim Çünkü burada bulunuşumun gerçek sebebi, Akkoyunlu

Hükümdarı'nın elçisi olmaktır Elçiye zeval yoktur Gerektir ki, hünkârımın

lütûfkâr davetini kabul etmeden önce vazifemi iyi bir sonuca ulaştırdığımı, beni

gönderen, bana güvenmiş olan insana bildireyim

Ali Kuşçu'nun bu mazereti, Fatih'e son derece akla yakın göründü Padişah; iki

şeye birden sevinmişti: Kuşçu, davetini kabul etmişti, gelip buradaki ilim

öğrencilerini yetiştirecekti İkincisi ise, son derece mert ve ahlâklı bir insandı

Her haliyle, medreselerde yetiştireceği gençlere örnek olacaktı Bu sebeple, bir

müddet daha misafir ettikten sonra kendisine izin verdi

Değerli matematik ve astronomi bilgini Ali Kuşçu, sözünü tuttu İki yıl sonra,

ailesini de alarak Tebriz'den hareket etti Osmanlı İmparatorluğunun

sınırlarından karşılanarak ihtişam içinde İstanbul'a getirildi Ölümüne kadar da

gençleri yetiştirmekle uğraştı Kuşçu’nun ders vermeye başlamasıyla, İstanbul

medreselerinde astronomi ve matematik alanında büyük gelişme oldu

Ali Kuşçu’nun İstanbul’a gelişi önemlidir; çünkü o zamana kadar İstanbul’da

astronomi ile uğraşan güçlü bir bilgin yoktu Ali Kuşçu, Osmanlılar arasında

astronomi bilimini yaydı

Ali Kuşçu 1474’te İstanbul’da vefat etti

ALİ KUŞÇU’NUN ESERLERİ

Ali Kuşçu'nun değişik alanlardaki eserlerini beş grupta toplamak mümkündür

1 Astronomi Eserleri[1]:

11 Şerh-i Zîc-i Uluğ Bey: Süleymaniye, Carullah, nr 1493, 215 yaprak

12 Risâle fî Halli Eşkâli Mu‘addili’l-Kamer li'l-Mesîr (Fâide fî Eşkâli ‘Utârid):

Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi, III Ahmet, nr 3843, yaprak 270b-273a

13 Risâle fî Asli'l-HâricYumkin fî's-Sufliyyeyn: Bursa İl Halk Kütüphanesi,

Hüseyin Çelebi, nr 751/8, yaprak 124b-125b

14 Şerh ‘ale't-Tuhfeti'ş-Şâhiyye fî'l-Hey'e: Süleymaniye, Ayasofya, nr 2643,

64 yaprak

15 Risâle der ‘İlm-i Hey'e: Süleymaniye, Ayasofya, nr 2640/1, 24 yaprak

16 el-Fethiyye fî ‘İlmi'l-Hey'e[2]: Süleymaniye, Ayasofya, nr 2733/1, 70

yaprak

17 Risâle fî Halli Eşkâli'l-Kamer: Bursa İl Halk Kütüphanesi, Hüseyin Çelebi, nr

751/7, yaprak 119b-123b

2 Matematik Eserleri:

21 er-Risâletu'l-Muhammediyye fî'l-Hisâb: Süleymaniye, Ayasofya, nr 2733/2

yaprak 71b-168b

22 Risâle der ‘İlm-i Hisâb: Süleymaniye, Ayasofya, nr 2640/2, yaprak 25b-72
b

3 Kelâm ve Usûl-i Fıkıh Eserleri:

31 eş-Şerhu'l-Cedîd ‘ale't-Tecrîd: Süleymaniye, Çorlulu Ali Paşa, nfr 305, 285yaprak

32 Hâşiye ‘ale't-Telvîh: Süleymaniye, Carullah, nr1438/2, yaprak 13b-20a

4 Mekanik Aletleri Hakkındaki Eseri:

41 et-Tezkire fî Âlâti'r-Ruhâniyye[3]

5 Dil ve Belagat Eserleri:

51 Şerhu'r-Risâleti'l-Vad‘iyye: ‘Adûduddîn İcî'nin Fâ'ide fî'l-Vad‘ adlı risâlesinin

şerhidir (Köprülü, nr II, 339/1; Râgıb Paşa, nr 1285/6, 1289/3; Kayseri Raşid

Efendi, nr 1001/4)

52 el-İfsâh: İbn Hâcib (öh646)'in Arapçanın cümle yapısı konusunda kaleme

aldığı el-Kafiye fi'n-Nahv adlı eserinin şerhidir (Raşid Efendi, nr 9226, Topkapı

Sarayı Müzesi, Emanet Hazinesi, nr 1891, 1892)

53 el-‘Unkûdu'z-Zevâhir fî Nazmi'l-Cevâhir: Arapça sarf ilmi konusunda

kaleme aldığı bir giriş ve üç bölümden oluşan bir eseridir (Süleymaniye, Fatih,

nr 4676, 148 yaprak; Yeni Cami, nr 1181/1; Laleli, nr 3030/10; Şehit Ali

Paşa, nr 2576, 2577, 2578) Sultan Selim döneminde Müftüzâde Abdürrahim

tarafından şerh edilmiştir

54 Şerhu'ş-Şâfiye: İbn Hâcib'in sarf ilmindeki eş-Şâfî adlı eserinin Farsça

şerhidir (Köprülü, nr 1598, vr42-234)

55 Risâle fî Beyâni Vad‘i'l-Mufredât: Kelimelerin bir anlam için konulmasıyla

ilgili küçük bir risaledir (Süleymaniye, Şehit Ali Paşa, nr 2830; Hafit Efendi, nr,

450, vr 80b-81a; Köprülü, nr 1610/35)

56 Fâ'ide li-Tahkîki Lâmi't-Ta‘rîf: Harf-i tarifin bazı özellikleri üzerinde duran

tek varaklık bir risâledir (Köprülü, nr 1593/21; Süleymaniye, Reşid Efendi, nr

1032/39)

57 Risâle mâ Ene Kultu: Taftazanî'nin Telhîsu'l-Miftâh üzerine yazdığı ve el-

Mutavvel diye tanınan şerhte geçen "mâ ene kultu" ibaresiyle ilgili olarak

yazılmıştır Risâle fî Beyâni Sebebi Takdîmi'l-Musnedi İleyh diye de anılır

(Süleymaniye, Reşid Efendi, nr 1032/30; vr 183-187; Köprülü, nr III, 704/3;

Ragıb Efendi, nr 374, vr208-211)

58 Risâle fî'l-Hamd: Seyyid Şerîf el-Curcânî'nin el-Hâşiyetu'l-Kubrâ'sında söz

konusu ettiği "hamd" ile ilgili sözlerin tahkikine dair bir risaledir (Süleymaniye,

Fatih, nr 5384, vr 68-70)

59 Risâle fî ‘İlmi’l-Me‘ânî: İlm-i Me‘ânî konusunda küçük bir risâledir

(Süleymaniye, Carullah, nr 2060, vr 136-137)

510 Risâle fî Bahsi’l-Mufred: Arapça’da basit ve mürekkep kavramlar hakkında

dil felsefesi ağırlıklı bir risaledir (Süleymaniye, Pertevniyal, nr 896, vr 7b-8b;

Şehit Ali Paşa, nr 2761, vr 63-68)

511 Risâle fî’l-Fenni’s-Sânî min ‘İlmi’l-Beyân: Belagat ilimlerinden beyân ilmi

hakkında kısa bir risaledir (Süleymaniye, Yazma Bağışlar, nr 4140, vr 78a-81a)

512 Tefsîru’l-Bakara ve Âli ‘İmrân: Kehhâle tarafından zikredilen bu eserin

herhangi bir nüshasına rastlanmamıştır[4]

513 Risâle fî'l-İsti‘âre: Bu risâlede hakikat, mecaz, istiare ve kinaye konuları

örneklerle incelenmektedir[5]

Kaynaklarda Ali Kuşçu'ya nispet edilen, ancak nüshaları tespit edilemeyen

başka eserler de vardır Bunlar: Târîhu Ayasofya, Tefsîru'z-Zehraveyn,

Mahbûbu'l-Hamâ'il, Risâle fî Mevdû‘ati'l-‘Ulûm, Meserretu'l-Kulûb fî Def‘i'l-Kurûb[6]


(Kaynak: Musa Yıldız, Bir Dilci Olarak Ali Kuşçu ve Risâle fî’l-İsti‘âre’si, Kültür Bakanlığı Yayınları,
Ankara 2002, s10-14)

 

Haribkalı is offline  
Sponsored Links
İstediğini Bulamadıysanız Üye Olmadan
BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
Cevapla

ALİ KUŞÇU ile ilgili Benzer Konular
64 Kez Görüntülendi

Ali Kuşçu ( 1400-1474 )
Ali Kuşçu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336

Saat 07:50.


Forumalev Dantel Örgü Mumsema Forumacil Mumine Gunce
Powered by vBulletin® Version 3.6.10Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.